İçeriğe geç

Biga’nın hangi denize kıyısı var ?

Biga’nın Hangi Denize Kıyısı Var?

Biga… İstanbul’a kıyasla biraz daha sakin, Trakya’nın batısında denizle buluşan şirin bir ilçe. Ama bir şeyi çok net biliyorum ki, Biga’ya ait olan deniz, sadece harita üzerinde değil, o yerin ruhunda da derin izler bırakmış. İşte bu yazıda, Biga’nın denizle olan ilişkisini keşfedeceğiz, ama tabii bunu biraz da hikâyelere, gözlemlerime ve hislerime karıştırarak anlatacağım.

Biga ve Çanakkale Boğazı’nın O Efsane Kıyıları

Biga, Çanakkale il sınırları içinde, Marmara ile Ege Denizi’ni birbirine bağlayan Çanakkale Boğazı’nın güneyinde yer alıyor. Ama çoğu insan bu ilçenin denizle olan bağını pek göz önünde bulundurmaz. Denizin görünüşü ya da sesini her gün işitmek, insanın ruhunu nasıl etkiler, ne kadar farklı bir his verir, farkında bile olmayız bazen. Oysa Biga, tam da bu etkiye sahip bir yer.

Benim için Biga, çocuklukta yaz tatillerinin adresi, yakın bir akrabamın yaşadığı yerdi. Çocukken, Biga’nın denizini görmediğimi hatırlıyorum. Ama, işin aslı şu ki, denizin varlığını bilmeden de denize yakın bir yerde yaşamış gibiydim. O yüzden Biga’nın denizle olan ilişkisinin benim için ne kadar önemli olduğunu anlatmam gerekirse; her bir köşe başında bu denizle ilişkisini hissedebilirdim. Çanakkale Boğazı’nın, Biga’nın kıyılarındaki etkisi, aslında çok derin bir anlam taşıyor.

Biga’dan biraz uzaklaşıp, Ege’nin koylarına veya Boğaz’ın etkilerine gitmeye gerek yok. O deniz Biga’nın içindeydi. Çanakkale’nin yanı başında, büyük bir tarihi geçmişin izlerini taşıyan bu yer, aslında denizle özdeşleşmiş. Çünkü Biga, Çanakkale Boğazı’na açılan kapılardan sadece biri.

Çanakkale Boğazı ve Biga’nın Geçmişi

Biga’nın tarihi, denizle olan bu bağını her zaman güçlü bir şekilde sürdürmüş. İlk defa antik dönemde, yerleşim yerleri kurulmaya başlandığında, denize yakınlık, sadece ulaşımı değil, ticareti de etkilemiş. Antik Yunan’dan Bizans’a, oradan Osmanlı’ya kadar pek çok kültür, bu boğazdan geçmiş ve yerleşim yerlerini buna göre şekillendirmiş.

Bugün, Biga’dan denizi görmek olmasa da, denizin havasını içimize çekmek hala mümkün. Biga’nın denize kıyısı olan bu bölge, ekonomik olarak da önemli bir yer olmuş. Çanakkale Boğazı, her yıl binlerce geminin geçtiği bir yol olarak, bölgeyi büyülemiş ve ticaretin ana merkezlerinden biri haline getirmiş.

Günümüzde Biga’dan denize ulaşım, farklı bir anlam kazanmış. Bu bölgedeki insanlara ve şehre dair gözlemlerim, bu denizle olan bağın hala kuvvetli olduğunu gösteriyor. Her ne kadar deniz kenarında oturmasam da, denizin sesini ve kokusunu Biga’nın her köşesinde hissetmek, bana hep huzur vermiştir.

Biga’da Yaşam ve Çanakkale Boğazı’nın Getirdiği Huzur

Benim gibi şehirdeki bir gencin, Biga’ya yerleşmek için tek bir sebebi olsa, o da işte bu huzur olurdu. Deniz kenarında yaşamadan, denizin ne kadar içsel bir huzur sağladığını anlayamazsınız. Çanakkale Boğazı’nın Biga’ya etkisi, bana hep sessiz bir huzur hissettirmiştir. Mesela, gündüzleri sokakta yürürken insanların suratlarındaki rahatlık, çarşının her köşesinde bulabileceğiniz eski taş yapılar, bir de o denizin kokusu… İşte tüm bunlar, Biga’nın denize olan derin bağını en güzel şekilde anlatıyor.

Gelişen ekonomik yapı, sanayi tesislerinin arttığı bu dönemde bile, denizin getirdiği bu doğal huzuru yaşamak bir ayrıcalık. Bir yanda modernleşme, diğer yanda denizin yaratmış olduğu tarihî hava… Biga, Çanakkale Boğazı’nın kıyısındaki bu özel konumuyla, tam olarak hem tarihi bir geçmişe hem de geleceğe yönelik bir denge oluşturmuş.

Biga ve Çevresindeki Köyler: Kıyıdaki Gizli Cennet

Biga’nın çevresindeki köyler de, denizle olan ilişkisini en güzel şekilde yansıtan yerlerden. Kıyıya yakın köylerde yaşayan insanların, genellikle denizle iç içe olmasının, hayatlarını nasıl şekillendirdiğini gözlemlemek ilginçti. Bu köylerdeki balıkçıların, denizin sunduğu nimetleri nasıl en verimli şekilde kullandığına şahit oldum.

Bir zamanlar, yaz tatilinde gittiğimde, köydeki birkaç yaşlı amcanın balık tutma hikâyelerini dinlerdim. “Biga’nın denizi, büyüdüğüm yerdi, işte deniz burada bana her zaman daha büyük bir hayat sundu,” derdi biri. Başka biri ise “Çanakkale Boğazı’nda, bazen rüzgar tam doğru yönü bulduğunda, balıkların ağlarımıza doluşması bizim şansımızdır,” diye eklerdi. Bu köylerin kıyılarına yaklaştıkça, denizin verdiği bu ritmi hissedebiliyordum.

Sonuç Olarak

Biga’nın denizle olan ilişkisini sadece coğrafyadan değil, ruhundan da anlamaya çalıştım. Çanakkale Boğazı’nın o sakin ama güçlü etkisi, bu ilçe ve çevresindeki yaşamı şekillendiren en önemli faktörlerden biri. Biga’da deniz, görünmeyen ama hep orada olan bir dost gibidir. Her ne kadar denize doğrudan kıyısı olan bir tatil beldesi gibi olmasa da, Biga’nın denizle olan bu eşsiz bağı, yıllar boyunca sürdürülen huzur dolu bir yaşam biçimini sembolize eder. Ve aslında, denizin tam kıyısında olmadan da denizi yaşamak mümkün.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betci